Rahimde oluşan iyi huylu tümörler.
Miyom (Rahim Fibroidi) Nedir?
Miyomlar, fibroidler veya leiomyomlar olarak da bilinen, rahim düz kas dokusundan köken alan iyi huylu tümörlerdir. Kadınlarda en sık görülen pelvik tümörler olan miyomlar, 50 yaşına kadar kadınların yüzde 70-80'inde bulunabilir. Miyomların büyük çoğunluğu belirti vermez ve tedavi gerektirmez; ancak bazıları ağır kanama, ağrı, basınç hissi veya infertiliteye neden olarak tedavi gerektirebilir.
Miyomlar östrojen ve progesterona duyarlıdır ve bu nedenle üreme çağında büyüme eğilimi gösterirken menopozdan sonra genellikle küçülürler. Miyomların boyutları birkaç milimetreden birkaç santimetreye, hatta daha büyük boyutlara kadar değişebilir. Bir kadında tek miyom olabileceği gibi çok sayıda miyom da bulunabilir.
Miyom Nedenleri ve Risk Faktörleri
Miyomların kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik faktörler, özellikle MED12 gen mutasyonları önemli rol oynar. Hormonal etkiler, özellikle östrojen ve progesteron maruziyeti miyom büyümesini tetikler. Büyüme faktörleri ve ekstraselüler matriks değişiklikleri de miyom gelişiminde etkilidir.
Yaş önemli bir risk faktörüdür ve miyomlar en sık 30-50 yaş arasında görülür. Ailede miyom öyküsü riski 2-3 kat artırır. Afrikan kökenli kadınlarda miyom prevalansı daha yüksektir ve daha genç yaşta başlar. Erken adet başlangıcı, hiç doğum yapmamış olmak, obezite, kırmızı et tüketimi, D vitamini eksikliği ve hipertansiyon da risk faktörleri arasındadır. Öte yandan doğum yapmış olmak, oral kontraseptif kullanımı, sebze ve meyve tüketimi ile düzenli egzersiz koruyucu faktörler olarak tanımlanmıştır.
Miyom Türleri
Miyomlar yerleşim yerlerine göre sınıflandırılır. Submüköz miyomlar rahim iç boşluğuna doğru büyür ve en fazla kanama yapan türdür. İntramural miyomlar rahim kas duvarı içinde gelişir ve en yaygın görülen türdür. Subserosal miyomlar rahim dış yüzeyinde bulunur ve büyüdüklerinde baskı semptomları yapabilir. Pedünküle miyomlar saplı olup rahim içine veya dışına sarkabilir. İntraligamenter miyomlar geniş bağ içinde, servikal miyomlar ise rahim ağzında yerleşir.
Miyom Belirtileri
Miyomların yaklaşık yarısı belirti vermez ve rutin muayenede tesadüfen saptanır. Semptomatik miyomlarda en sık görülen şikayet ağır adet kanamasıdır. Kanama 7 günden uzun sürebilir, pıhtılı olabilir ve zamanla anemiye yol açabilir. Adetler arası kanama da görülebilir.
Basınç semptomları miyomun boyutu ve yerleşimine bağlıdır. Pelvik ağrı veya basınç hissi, mesane basısına bağlı sık idrara çıkma, rektum basısına bağlı kabızlık ve karında şişlik görülebilir. Bel ağrısı da sık şikayetler arasındadır.
Üreme ile ilgili sorunlar özellikle submüköz miyomlarda belirgindir. İnfertilite, tekrarlayan düşükler ve gebelikte komplikasyonlar görülebilir. Cinsel ilişkide ağrı da bazı hastalarda yaşanabilir.
Miyom Tanısı
Fizik muayenede büyümüş ve düzensiz konturlu rahim palpe edilebilir. Bimanuel muayene ile kitle hissedilebilir. Görüntüleme yöntemlerinden pelvik ultrason ilk tercih edilen tanı aracıdır ve miyom sayısı, boyutu ve yerleşimi hakkında bilgi verir. Salin infüzyon sonografisi submüköz miyomların değerlendirilmesinde, MRI ise cerrahi planlama ve miyom haritalamasında kullanılır. Histeroskopi rahim içinin direkt görüntülenmesini sağlar.
Laboratuvar testlerinde hemogram anemi değerlendirmesi için, ferritin demir depoları için ve tiroid fonksiyon testleri ayırıcı tanı için istenir.
Miyom Tedavisi
Asemptomatik miyomlarda veya menopoza yakın hastalarda izlem yaklaşımı tercih edilebilir. Düzenli ultrason takibi ile miyom boyutu ve semptomlar izlenir.
Medikal tedavide kanama kontrolü için traneksamik asit, NSAİİ, oral kontraseptifler ve hormonal spiral kullanılabilir. Miyom küçültme amacıyla GnRH analogları cerrahi öncesi hazırlık olarak verilebilir ve yüzde 50'ye kadar küçülme sağlayabilir. Ulipristal asetat gibi seçici progesteron reseptör modülatörleri de tedavi seçenekleri arasındadır.
Cerrahi tedavide miyomektomi miyomların çıkarılması ve rahmin korunması anlamına gelir. Fertilite koruyucu bir yaklaşımdır ve laparoskopik, histeroskopik veya açık yöntemle yapılabilir. Histerektomi ise rahmin tamamen alınmasıdır ve aile planlaması tamamlanmış, diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalarda kesin tedavi olarak düşünülür.
Minimal invaziv tedaviler arasında uterin arter embolizasyonu miyom besleyen damarların tıkanmasını sağlayan radyolojik bir girişimdir ve yüzde 40-60 küçülme elde edilebilir. MR kılavuzluğunda odaklanmış ultrason ise non-invaziv bir yöntemdir ve seçilmiş vakalarda uygulanabilir.
Miyom ve Gebelik
Çoğu kadın miyomla gebe kalabilir ve gebelik sorunsuz seyredebilir. Submüköz miyomlar infertiliteye neden olabilir ve miyomektomi fertiliteyi artırabilir. Gebelikte miyom dejenerasyonu ağrıya yol açabilir. Düşük ve erken doğum riski hafifçe artmış olabilir. Plasenta previa, malprezentasyon ve sezaryen oranı miyomlu gebeliklerde artmıştır. Doğum sonrası kanama riski de göz önünde bulundurulmalıdır.
Komplikasyonlar
Ağır kanama ve anemi en sık görülen komplikasyondur. Miyom dejenerasyonu veya torsiyonu akut ağrıya neden olabilir. İnfertilite ve gebelik komplikasyonları da görülebilir. İdrar retansiyonu nadir bir komplikasyondur. Malign transformasyon çok nadirdir ve yüzde 1'den azdır; hızlı büyüme veya menopoz sonrası büyüme şüphe uyandırabilir.
Kliniğimizde Miyom Tedavisi
Op. Dr. Tamella Taghiyeva, miyom tanı ve tedavisinde geniş deneyime sahiptir. Kliniğimizde kapsamlı ultrason değerlendirmesi, bireyselleştirilmiş tedavi planı, medikal tedavi yönetimi, laparoskopik ve histeroskopik miyomektomi, fertilite koruyucu yaklaşım ve düzenli takip sunulmaktadır. Miyom tanısı aldıysanız veya şikayetleriniz varsa randevu alabilirsiniz.